30 Kasım 2015 Pazartesi

TEOG SINAVININ KAZANCI VE KAYIPLARI


TEOG adıyla kapsamı değiştirilen ve sekizinci sınıfı bitirecek öğrencilerin, okul değiştirmek istemese de girmek zorunda bırakıldığı bu sınavın amacını, içeriğini çözebilmiş değilim. Alınacak puanın, iki sömestrde de temel derslerin sınav notu yerine sayılacak olması ile yaşamın merkezi TEOG oldu sanki.  İlk sınavı kazasız / belasız atlatmış bir veli olarak eğitim camiası ne hedefliyor inanın anlamış değilim.
Bu yıl turizmcilere destek olsun diye okullar geç açıldı. Geç açılsa da ilk hafta, yine tanışma, sohbet,  eksik gidermekle geçti, akademik süreç sonraki hafta başladı. Devamında 29 Ekim tatili girdi devreye, ilk kez bu kadar uzun süreli kutlandı! Seçim atmosferi, siyasal dalgalanmalar ve terör derken “eğitim ve öğretim” gündemin neresinde kaldı göremedim. 25-26 Kasım’da yapılacak sınavlar için 15 Kasım’dan sonra okula kimse gitmedi. Oğlumun sınıfı 25 kişi, o günlerde maksimum 8-9 kişi oldular. Sahte sağlık raporları havada uçuştu,  aileler ve dershaneler öğrencileri kampa aldılar resmen.  Okulda kalanlar ise sadece soru çözdüler. Sınav öncesi iki gün oğlum da isyan etti artık, okula gitmedi. Nitekim son iki gün sanırım tek öğrenci gitmiş. Peki, sınav sonrası ne oldu, bu sefer de çok az sayıda  öğrenci vardı. Öğretmenler sınıfın çoğunluğu yok, ders işleyemeyiz, tekrar anlatmak gerekir diyerek,  sınav sorularını çözüp, serbest zamanla haftayı tamamlamışlar. Öğrenciler yorgun denilerek ödev de verilmedi.  Kasım ayında hedeflenmiş ama tamamlanmamış olan öğretim programı nasıl telafi edilecek diye bir soruyu da bakanlığa çözdürmek gerekiyor sanırım. (bazen insanlar gibi kurumların da gölgeleri kendilerinden büyük oluyor)   Öğrenciyi değerlendirme işi iki döneme yayılmış ise , neden üçüncü sınavlardan sonra, yani dönemin tüm konularını kapsayacak şekilde yapılmıyor? Dönem konuları gerçekten hem tekrar edilebilir, hem de ara karne öncesi boşluk bilinçli kullanılmaz mı!

Veli olarak ben bu saçma yarışa girmiyorum derseniz, öğrenciniz yıl içindeki  ikinci yazılı sınavlardan  “0” almış sayılacak. 

Bir de dönem sonları var, üçüncü sınavlardan sonra film izleyerek, serbest okuma yaparak zaman geçiriyorlar. Akademik takvime göre programlanmış bilgiler ne zaman öğretilecek, öğretildikten sonra da nasıl ölçülecek? Veli-okul ve bakanlık üçgeninde öğrenciler oradan oraya savruluyor, yükleri hem ağır hem de neden koştuklarını anlamış değiller. Çocukların sınavdan iyi not almaları mı yoksa temel bilgileri öğrenmeleri mi esas, kimse bunu tartışmıyor.

Trajikomik bir sahnedeyiz hepimiz.